Yeni doğmuş bir bebek düşünün; acıkınca ağlar, doyduktan sonra beslemeye devam etmeye çalışırsak yeniden ağlamaya başlar. Açlığının ve tokluğunun farkındadır.

İşte bu programla birlikte, doğduğumuzda bizimle olan fakat daha sonra kaybetmiş olduğumuz bu yetiyi yeniden keşfederek yemek yemekten zevk almayı yeniden öğreneceğiz.
 

Günlük yaşantımızda birçok yiyeceği çoğunlukla acıkmadan, hızlı bir şekilde, ihtiyacımızdan daha fazla miktarda tüketiyoruz. Çözümü diyetlerde zannedip kendimizi farklı yollarla kısıtlamaya çalışıyoruz. Maalesef, diyetleri yaşam tarzımız haline getiremediğimiz için sürdüremiyoruz.